Ana Sayfa » İslam » Kuran’da Yemek İle İlgili Ayetler

Kuran’da Yemek İle İlgili Ayetler

Sponsorlu Bağlantılar

Yemek Tanımı

Yemek kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre tanımı şöyle;

1. isim Yemek yeme, karın doyurma işi; “Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni.” – N. Cumalı
2. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek; “Yemekten sonra lokantalı vagondan birer de kahve getirttiler.” – M. Ş. Esendal
3. Günün belli saatlerinde yenilen besin
4. Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama; “Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu.” – F. R. Atay
5. -i Ağızda çiğneyerek yutmak; “Adam o kadar çabuk yiyor ki hizmetçi ekmek yetiştiremiyor.” – B. Felek
6. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek; “Neclâ onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor.” – H. Taner
7. Isırmak; “Sivrisinekler çocuğun kollarını yemiş.”
8. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak
9. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak; “Kendini topladı ama fena yerinden gagayı yedi sanırım…” – M. Ş. Esendal
10. nsz Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek; “Haram yemek. Rüşvet yemek.”
11. Harcamak, tüketmek, bitirmek; “Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum diye latife ediyordu.” – M. Ş. Esendal
12. Yasal yoldan cezalandırılmak
13. Birine alacağını vermemek, ödememek; “Bu adam benim yüz bin liramı yedi.”
14. Başkasının parasını harcamak; “Dalkavuklar çok parasını yemişler.”
15. nsz Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek; “Yapımına başlanan bu yapı günde 5 ton çimento yiyor.”
16. Sürekli üzmek, tedirgin etmek; “Bu dert beni yiyor.”
17. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek
18. Kandırmak; “Bizi yemek, sana mı kaldı.”

Kur’an-ı Kerim’de Yemek Hakkındaki Ayetler Hangileri?

NOT: AYETLERİN TÜRKÇE MEALLERİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RESMİ İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.

Bakara Sûresi 61. Ayet; Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size, “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var” demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi, onların; Allah’ın âyetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bütün bunların sebebi ise, isyan etmek ve aşırı gitmekte oluşlarıydı.

Bakara Sûresi 188. Ayet; Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin.

Âl-i İmrân Sûresi 130. Ayet; Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.

Nisâ Sûresi 2. Ayet; Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

Nisâ Sûresi 6. Ayet; Yetimleri deneyin. Evlenme çağına (büluğa) erdiklerinde, eğer reşid olduklarını görürseniz, mallarını kendilerine verin. Büyüyecekler (ve mallarını geri alacaklar) diye israf ederek ve aceleye getirerek mallarını yemeyin. (Velilerden) kim zengin ise (yetim malından yemeğe) tenezzül etmesin. Kim de fakir ise, aklın ve dinin gereklerine uygun bir biçimde (hizmetinin karşılığı kadar) yesin. Mallarını kendilerine geri verdiğiniz zaman da yanlarında şahit bulundurun. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Nisâ Sûresi 29. Ayet; Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka. Kendinizi helak etmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.

Nisâ Sûresi 160/161. Ayetler; Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu halde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helal kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık.İçlerinden inkar edenlere de acı bir azap hazırladık.

Mâide Sûresi 5. Ayet; Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkar ederse bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

Mâide Sûresi 75. Ayet; Meryem oğlu Mesih sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilah olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak, onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki, nasıl da (haktan) çevriliyorlar.

Mâide Sûresi 96. Ayet; Sizin için de yolcular için de bir geçimlik olmak üzere deniz avı yapmak ve deniz ürünlerini yemek sizlere helal kılındı. Kara avı ise ihramlı olduğunuz sürece size haram kılındı. Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.

Mâide Sûresi 113. Ayet; Onlar, “İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalplerimiz yatışsın. Senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona, (gözü ile) görmüş şahitlerden olalım” demişlerdi.

En’âm Sûresi 121. Ayet; Üzerine Allah adı anılmayan (hayvan)lardan yemeyin. Çünkü bu şekilde davranış fasıklıktır. Bir de şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.

Yûsuf Sûresi 13. Ayet; Babaları “Doğrusu onu götürmeniz beni üzer, siz ondan habersiz iken onu kurt yer diye korkuyorum.”

Yûsuf Sûresi 36. Ayet; Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi.

Yûsuf Sûresi 37. Ayet; Yûsuf dedi ki: “Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a inanmayan ve ahireti inkar eden bir milletin dinini bıraktım.”

Nahl Sûresi 5. Ayet; Hayvanları da yarattı. Onlarda sizin için bir ısınma ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yersiniz.

Nahl Sûresi 14. Ayet; O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) onun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

Kehf Sûresi 62. Ayet; Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence “Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük” dedi.

Kehf Sûresi 77. Ayet; Yine yola koyuldular. Nihayet bir şehir halkına varıp onlardan yiyecek istediler. Halk onları konuk etmek istemedi. Derken orada yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gördüler. Adam hemen o duvarı doğrulttu. Mûsâ, “İsteseydin bu iş için bir ücret alırdın” dedi.

Enbiyâ Sûresi 8. Ayet; Biz onları yemek yemez bir beden yapısında yaratmadık. Onlar ölümsüz de değillerdi.

Mü’minûn Sûresi 19. Ayet; Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz.

Mü’minûn Sûresi 21. Ayet; Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır. Onların içlerindeki sütten size içiririz. Onlarda sizin için daha birçok faydalar da vardır ve onlardan yersiniz de.

Mü’minûn Sûresi 33. Ayet; O peygamberin kavminden, Allah’ı inkar eden, ahireti yalanlayan ve bizim dünya hayatında kendilerine bol bol nimet verdiğimiz ileri gelenler şöyle dediler: “O da ancak sizin gibi bir insandır. Sizin yediğiniz şeylerden yiyor, içtiğiniz şeylerden içiyor.”

Nûr Sûresi 61. Ayet; Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selam verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar.

Furkân Sûresi 7. Ayet; Dediler ki: “Bu ne biçim peygamber ki yemek yer, çarşıda, pazarda dolaşır. Ona bir melek indirilseydi de bu onunla beraber bir uyarıcı olsaydı ya!”

Furkân Sûresi 8. Ayet; “Yahut kendisine bir hazine verilseydi veya ürününden yiyeceği bir bahçesi olsaydı ya! “Zalimler (inananlara): “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz” dediler.

Furkân Sûresi 20. Ayet; Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de şüphesiz yemek yerler, çarşıda pazarda gezerlerdi. (Ey insanlar!) Sizi birbiriniz için imtihan aracı kıldık. (Bakalım) sabredecek misiniz? Rabbin hakkıyla görendir.

Secde Sûresi 27. Ayet; Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?

Ahzâb Sûresi 53. Ayet; Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz ,hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikahlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu Allah katında büyük bir günahtır.

Sebe’ Sûresi 14. Ayet; Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.

Yâsîn Sûresi 33. Ayet; Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

Yâsîn Sûresi 34/35. Ayetler; Meyvelerinden yesinler diye biz orada hurmalıklar, üzüm bağları var ettik ve içlerinde pınarlar fışkırttık. Bunları onların elleri yapmış değildir. Hâlâ şükretmeyecekler mi?

Sâffât Sûresi 91. Ayet; İbrahim onların putlarının tarafına gizlice gitti ve şöyle dedi: “Yemez misiniz?”

Mü’min Sûresi 79. Ayet; Allah, bir kısmına binesiniz, bir kısmını da yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır.

Duhân Sûresi 43/44. Ayetler; Şüphesiz, zakkum ağacı, günahkarların yemeğidir.

Muhammed Sûresi 12. Ayet; Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.

Hucurât Sûresi 12. Ayet; Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Zâriyât Sûresi 27. Ayet; Onu önlerine koydu. “Yemez misiniz?” dedi.

Zâriyât Sûresi 28. Ayet; (Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim’in içine bir korku düştü. Onlar, “korkma” dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.

Hâkka Sûresi 34. Ayet; “Yoksulu doyurmaya teşvik etmiyordu.”

Sponsorlu Bağlantılar

Hâkka Sûresi 36. Ayet; “Kanlı irinden başka bir yiyeceği de yoktur.”

Sponsorlu Bağlantılar

Hâkka Sûresi 37. Ayet; “Onu günahkârlardan başkası yemez.”

Müzzemmil Sûresi 12/13. Ayetler; Çünkü bizim yanımızda (kâfirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen yiyecekler vardır ve elem dolu bir azap vardır.

İnsân Sûresi 8. Ayet; Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.

Sponsorlu Bağlantılar
Etiketler:



"Kuran’da Yemek İle İlgili Ayetler" İle İlgili Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.