Ana Sayfa » Sözlük » Adet Nedir? Adet Ne Demektir? Anlamı

Adet Nedir? Adet Ne Demektir? Anlamı

Sponsorlu Bağlantılar

Özet: “Adet Nedir? Adet Ne Demektir? Anlamı” başlıklı yazımızda Adet nedir, Adet ne demektir, Adet kelimesinin tanımı, Adet kelimesinin eş anlamlısı, Adet kelimesinin ingilizce karşılıkları, Adet ile ilgili atasözleri ve deyimler ve Adet hakkında detaylı bilgileri bulacaksınız.

Adet Tanımı

Adet kelimesi Arapça kökenli bir kelimedir ve Adet kelimesinin anlamı Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde aşağıdaki şekildedir;

1. isim, matematik Sayı
İşe giren kadınların adedi günden güne çoğalıyor.” – N. Hikmet

2. Tane

3. isim, toplum bilimi Görenek
Bayram tebriği bir güzel âdettir.” – B. Felek

4. Alışkanlık
Başka karı kocalar gibi ikide bir atışma âdetimiz yoktur.” – R. Erduran

5. Topluluk içinde eskiden beri uyulan kural, töre

6. Aybaşı

Adet Eş Anlamlısı ve Zıt Anlamlısı

Adet kelimesini eş anlamlı karşılığı aşağıdaki gibidir;

  • Adet – sayı / tane / görenek / töre / aybaşı

Adet kelimesini zıt anlamlı karşılığı aşağıdaki gibidir;

  • Adet kelimesinin zıt anlamlı karşılığı bulunmamaktadır.

Adet İle İlgili Atasözleri ve Deyimler

Adet kelimesi ile ilgili atasözü ve deyimler aşağıdaki gibidir;

  • âdet görmek
    kadın aybaşı olmak.
    Deyim
  • âdet olduğu üzere
    alışıldığı gibi.
    Deyim
  • âdet yerini bulsun diye
    “gerekli görüldüğü için değil, yalnız alışılmış olduğu için” anlamında kullanılan bir söz.
    Deyim
  • eski köye yeni âdet getirmek
    alışılmamış, yadırganan bir yeniliği yapmaya kalkışmak.
    Deyim
  • laf olsun âdet yerini bulsun
    konuşacak herhangi bir konu bulunmayıp rastgele söz sarf edildiğinde söylenen bir söz: “A hiç olur mu cümlesini de laf kıtlığında laf olsun âdet yerini bulsun diye söylemişti.” –H. Taner.
    Deyim

Adet İle İlgili Birleşik Sözler

Adet kelimesi ile ilgili birleşik sözler aşağıdaki gibidir;

  •  adedimürettep 
  • âdetgörmezlik

Adet İngilizcesi

Adet kelimesinin İngilizce karşılıkları ise aşağıdaki gibidir

  • Adet  – number, menstruated

Adet (Matematik) Hakkında Detaylı Bilgi

Adet, matematiksel anlamda tane anlamına gelmektedir.

Adet (Aybaşı, Regl, Hayız) Hakkında Detaylı Bilgi

Âdethayızmenstrüasyon ya da regl (Latince: menstrual siklus), kadınlarda ve bâzı diğer yüksek dişi primatlarda, rahim iç yüzeyinde oluşan damar ve dokuların kan ile birlikte vücuttan atılması işlemi ile ilgili fizyolojik olay. Doğurgan kadınlarda üreme ve döllenme amacıyla meydana gelen değişiklikler için kullanılan bilimsel bir terimdir. Kadınların ergenliğe erişmesinden menopoza girmelerine kadar yaklaşık her 28 günde bir tekrarlanan bu süreç, sadece gebelik süresince durur. Kadınların çoğu düzenli olarak 28 günde bir âdet görmez. 21-35 günde bir âdet görmek normal kabul edilir.

nevruzbayrami

Menstrüasyon halk arasında aybaşı olarak da bilinir. Fiil olarak genellikle âdet görmek ya da regl olmak şeklinde kullanılır.

Meydana Gelişi

Menstrüasyon sadece insansılarda meydana gelir. Diğer plasentalı memeliler ise östrus olarak adlandırılan durumu yaşarlar. Östrus esnasında atılan dokular genellikle vücut tarafından absorbe edilir.

Rahimin (Latince: uterus) iç yüzeyinde, her ay, döllenmiş yumurtanın gelip yapışmasını ve buradan beslenmesini sağlayacak damarlı bir doku oluşur. Eğer döllenme yoksa bu doku görevini tamamlayıp yerini alttan gelen yeni dokuya bırakarak dökülür. Her ay bu işlem aynı şekilde tekrarlanır. Bu sürece menstürel siklus ya da regl düzeni denir. İşlevini yitirerek yerini yeni oluşan dokuya bırakıp dışarıya atılan bu dokuya da regl kanaması ya da menstrüasyon kanaması denir.

Sancılı Regl (Dismenore)

Regl kanaması süresince ağrı hissedilmesine dismenore, yani sancılı âdet görme denir. Dismenore, kadınların yarısından fazlasında az ya da çok görülmektedir. Aslında bu durum, kanamayı kontrol altında tutmak için ortaya çıkan rahim kasılmalarının ağrı olarak algılanmasıdır.

Belirtileri

Regl sancısı, karnın alt kısımları ile kasıklarda hissedilir. Şiddetli bel ve baş ağrısı sancıyla birlikte sık görülen belirtilerdendir. Âdet sancısı olan kadınlarda bulantı, kusma, kabızlık veya ishal, halsizlik gibi şikayetler de görülebilir.

Regl olmadan önceki birkaç günde kişinin iştahı artar ve özellikle tatlı yiyecekler ister. Yine birkaç gün önce özellikle yüzde belirgin sivilceler oluşur. Âdet sancısı genellikle âdet başlamadan önceki 24 saat içinde başlar. Ağrı, kısa süreli olarak şiddetini artırır, âdetin ilk günü daha şiddetlidir ve bu ağrı, âdet döneminin sonuna kadar giderek hafifler.

Önlemler ve tedavi

Dismenore, bâzı önlemlerle bir miktar engellenebilir. Regl döneminden önce ve âdet dönemi süresince çay, kahve, kola gibi gıdalardan uzak durulmalıdır. Ağrılı bölgeye masaj yapılması da faydalıdır. Âdet sancısı, aşırı yorgun ve sinirli kişilerde daha fazla görülür. Bu nedenle, bu dönemde dinlenmeye özen göstermeli ve çok yorucu faaliyetlerden ve stresten uzak durulmalıdır.

Özellikle, kabızlık şikayeti olanların lifli gıdaları tüketmeleri, bol su almaları ve sigara ve alkolden uzak durmaları gerekir.

Bâzı durumlarda ilaç tedavisi de gerekebilir. Bunun için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışılmalıdır.

İnsanda âdet Dönemi

Âdet dönemi üreme için gerekli olup endokrin sistem kontrolündedir. Çoğunlukla foliküler faz, ovülasyon ve luteal faz olarak üç faza ayrılır. Ayrıca bazen rahim döngüsü kullanılarak yanlış sınıflandırılır: Âdet, proliferatif faz ve sekretuar faz olarak. Âdet dönemi menstrual kanın görüldüğü ilk günden itibaren sayılmaya başlanır. Hormonal kontrasepsiyon üremenin önlenmesi amacı ile normal hormonal değişikliklere müdahale olarak kullanılır. Yavaş yavaş foliküler dönemde artan östrojen tarafından uyarılır, kan akışı (âdet) yavaşlar ve durur ve rahim yüzeyi kalınlaşır. Overde folikül hormonlar karmaşık bir etkileşimin etkisi altında gelişmeye başlar ve birkaç gün sonra bir veya bazen iki baskın karakter haline gerlir (non-dominant folikül atrofi olur ve ölür). Yaklaşık orta döngüsü, luteinleştirici hormon (LH) dalgalanmaları 24 ilâ 36 saat sonra, dominant follikül ovülasyon denilen bir yumurta veya birden fazla yumurtayı bırakır. Overde dominant folikülün kalıntılarıkorpus luteum denilen ve progesteron üretiminde büyük işlevi olan yapıyı oluşturur. Yumurta hücresi döllenme olmadan 24 saat veya daha az süre yaşayabiliyor. Progesteron etkisi altında olan endometrium (rahim yüzeyi) gebelik kurmak için ve embriyo potansiyel implantasyonuna hazırlanmak için değiştirir. İmplantasyon yaklaşık iki hafta içinde oluşmazsa, korpus luteumda hem progesteron, hem de östrojen düzeylerinde keskin düşüşlere neden olacaktır. Bu hormonların düşmesi uterus yüzeyinin yıkılmasına ve yumurtanın düşmesine sebep olur. Buna da Menstrual Siklus (Türkçe: Âdet dönemi) denir.

Âdet döngüsü içinde, kadın üreme sistemi gibi diğer sistemler (örneğin, göğüslerde hassasiyet ve ruh durumu değişiklikleri gibi) değişiklikler meydana gelir. Bir kadının ilk âdet menarş olarak adlandırır ve 12-13 yaş çevresinde genellikle oluşur. Menarş yaş ortalaması ABD’de 12.5 yıl, [3] Kanada’da 12.72, [4] İngiltere [5] ve 13.06 ± 0.10 yıl İzlanda. [6] 12.9 yıldır. Bir kadının üreme fazının sonu genellikle 45 ve 55 yaşları arasında meydana gelir ve buna menopoz denir.

Menarş kızlarda ergenlik sonraki aşamalarından biridir. İnsanlarda menarş yaş ortalaması 12-13 yaştır. Ancak yaşları 8 ilâ 16 arasında herhangi bir yaş da normaldir. Kalıtım, beslenme ve genel sağlk gibi faktörler menarşı hızlandırabilir ya da geciktirebilir. Bir kadının üreme süresi sonunda âdet döngüsünün durması, menopoz olarak adlandırılır. Kadınlarda menopoz yaş ortalaması genellikle 45 ilâ 55 arasındadır. 45 yaş öncesi menopoz, gelişmiş ülkelerde erken kabul edilir. Menopoz yaşı büyük ölçüde genetik bir sonuç olmakla birlikte hastalık, bâzı ameliyatlar veya tıbbî tedaviler, menopozun daha erken oluşmasına neden olabilir.

Bir kadının âdet döngüsü uzunluğu genellikle kısa döngü ve uzun döngü olarak değişebilmektedir. Kısa döngüler ve uzun döngüler arasındaki süre sekiz günden daha az ise kadın için âdeti düzenli kabul edilir. Bir kadın dört günden az siklus uzunluğu varyasyonları deneyimi için alışılmadık bir durumdur. Sekiz ve 20 gün arasındaki uzunluk varyasyonu orta düzensiz döngüleri olarak kabul edilir. Bir kadının uzun ve en kısa döngü uzunlukları arasındaki 21 gün veya daha fazla değişimi çok düzensiz olarak kabul edilir.

Fazlar

Âdet döngüsü birkaç farklı aşamaları ilen birbirinden ayrılabilir. Her fazın ortalama uzunluğu aşağıda gösterilmiştir, ilk üç ve son üç over meydana süreçlerle ilgili diğerleri ise endometriyum değişiklikleri ile ilgilidir:

Menstruasyon âdet kanaması, catamenia, periyod veya regl olarak da adlandırılabilir. Regl kanaması normal bir kadının hamile olmadığının işareti olarak işlev görür. (Bir dizi faktörler gebelik sırasında kanamaya neden olabilirse de bu durum kesin olarak kabul edilemez; bâzı faktörler erken gebeliğe özgüdür ve ağır akışa neden olabilir.)

Ömenore birkaç gün (genellikle 3 ilâ 5, ama her yerde 2 ilâ 7 gün arasında normal kabul edilir) sürer ve normal, düzenli bir âdet olduğunu gösterir. Mensturasyon sırasında ortalama kan kaybı 35 ml’dir ve 10 ilâ 80 arası normal kabul edilir. Menoraji yaşayan kadınlar ise demir eksikliğine karşı daha hassastır. Plazmin denilen bir enzim de menstrüel sıvıının pıhtılaşmasını engeller.

Âdetin ilk birkaç günü karın, sırt veya üst uyluklta ağrılı kramplar oldukça yaygındır. Menstruasyon sırasında şiddetli rahim ağrısı dismenore olarak bilinir, ergen ve genç kadınlar arasında (yaklaşık %67’sini etkileyen) çok yaygın bir durumdur. Menstrüasyon başladığında, örneğin göğüslerde hassasiyet ve sinirlilik gibi premenstrüel sendrom belirtileri (PMS) genellikle azalır. Birçok sağlık ürünleri kendi menstruasyon sırasında kullanmak için pazarlanmaktadır.

Adet (Gelenek) Hakkında Detaylı Bilgi

Gelenek ve görenekler; bir toplumda, bir toplulukta çok eskilerden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi,töre ve davranışlar.

Gelenek kavramına sosyal bilimlerin farklı alt disiplinlerinin yaklaşımları ile geleneksel toplumların yükledikleri anlamlar arasında hem benzerlikler hem de farklılıklar bulunur. Sosyal bilimler geleneğe toplumların yaşadıkları coğrafya, iklim vb. gibi dışsal koşullara uyum sağlamak amacıyla türetilmiş, beşeri kaynaklı “inşa“lar, “icat“lar olarak bakarken geleneksel toplumlar kendi geleneklerinin kaynağını mitsel atalar, kahramanlar ve tanrı gibi kutsal da görürler. Sosyal bilimlerde daha fenomenolojik bir yaklaşımla gelenekleri salt işlevsel özellikleri yönüyle görüp kökenlerini bu işleve bağlayan açıklamaların yanı sıra, gelenekleri belirli bir anlam bütünlüğünü yansıtan fenomenler olarak değerlendiren yazarlar da vardır. Her ne kadar bu yazarlar da geleneğin kaynağını kutsalda görmemekteyseler de onun sadece işlevsel boyutuna indirgenemeyeceğini iddia etmişlerdir. (bkz. Claude Levi Strauss)Özellikle Avrupa’da aydınlanma çağı sonunda gelişen Tarih anlayışı ve Tarihselcilik perspektifi geçmişe ilişkin (ve günümüzdeki de) her düşünce, anlayış (konsept) ve tavrın kaynağını dönemin diğer olgularının bütünselliği içinde aramak yönünde bir eğilimin gelişmesine yol açmıştır. Aydınlanmanın kaynağı evrimci görüşe kadar giden ilerlemeci tarih perspektifini de geçerli kılan bu perspektif sosyal bilimlerde hakim görüş olarak varlığını sürdürmektedir.

Gelenek üç bağlamda ele alınabilir. ilki geçmiş yaşam biçimlerinin içinde yaşanılan ana taşıdıkları maddi ve manevi değerler bütünüdür. bu sosyolojik anlamda en fazla rağbet gören izahtır. Beşeri düzlemde toplumu tüm dinamikleri ile inşa eden güçtür.

ikincisi ise geleneğin özünü teşkil ettiği ifade edilen kutsalla olan ilişkiden dolayı geleneğin zengin ve kutsal değerler içeren köklü yanıdır ki, bu anlamda gelenek ilkinden farklı olarak hem fenomenolojik hem de ilahi bir yön taşır. bu sosyolojik ve beşeri anlamından çok daha farklıdır.

Sponsorlu Bağlantılar

üçüncüsü ise geleneğin postmodernist yaklaşımlarla ele alınmasından kaynaklanan aletsel, işlevsel yani kullanıma açık madde yönüdür. Bu anlamıyla gelenek bir anlamlar birikimidir (deposodur). Kendisinden her bakımdan yararlanmaya açık bir hinterlandtır. bahsettiğimiz yönü geleneğin dışsal-formel yönüdür ki sanat ve edebiyata tesir eden bir başka yön de budur.

Ezoterizmde gelenek

Sponsorlu Bağlantılar

Ezoterizmde gelenek, “geçmişte insanlığa çeşitli yollar ve irtibatlarla verilmiş, dinsel, ezoterik, okült, mitolojik ve folklorik (masal, dans vs.) biçimlere bürünerek, sözlü ve yazılı halde, günümüze dek aktarılagelmiş hakiki (hakikatlere ait) bilgiler bütünü” olarak tanımlanır. Dolayısıyla, bu kapsamlı anlamıyla gelenek, ezoterizmde örf, adet, anane ile veya mitoloji ile eş anlamlı sayılmamakta, fakat bunlarda bulunan derin bilgileri de içermektedir.

Terimi bu anlamda kullanan yazarlardan en tanınmışı ezoterizm üzerine birçok yapıtı bulunan René Guénon’dur. Gelenekçiliğin öncülerinden biri olarak kabul edilir.

Adet (Töre) Hakkında Detaylı Bilgi

Töre; bir toplumda yazılı olmayan, gelenekleşmiş kanun ve kurallar. Özellikle halk ağzında hukuk veya mahkeme anlamlarında da kullanılır. Töre sözcüğü Eski Türkçede türetilmek, yaratılmak ve düzenlenmek anlamlarına gelen törü- fiilinden gelir. Türkçedeki en eski yazılı örneğine 735 yılında törü şeklinde (“kanun, örf, düzen” anlamında) rastlanır. Moğolcada özellikle “Cengiz Han kanunları” anlamında töre şeklinde kullanılan sözcük, Moğolcanın etkisiyle 13. yüzyılda ‘törü‘den ‘töre‘ye dönüşmüş olabilir.

Sponsorlu Bağlantılar
Etiketler:


"Adet Nedir? Adet Ne Demektir? Anlamı" İle İlgili Benzer Yazılar

Yorumlar (1)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.