Ana Sayfa » Tarih » Kırım Savaşının Önemi, Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir? Kimler Arasında Oldu?

Kırım Savaşının Önemi, Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir? Kimler Arasında Oldu?

Sponsorlu Bağlantılar

Kırım Savaşı Nedir?

Osmanlı Devleti ile Rus imparatorluğu arasında yapılan onlarca savaştan birisi olan Kırım Savaşı, 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 yılları arasında yapılan bir savaştır. Kırım Savaşı sırasında Osmanlı devletinin padişahı Abdülmecid idi. Kırım savaşı bir anda amacından çıkan bir savaş oldu. Kısa sürede Fransa,  Birleşik Krallık ve Sardinya’nın savaşa dahil olması ile savaşın amacı tamamen değişti. Bu üç ülkenin savaşa dahil olmalarının nedeni Akdeniz’e açılmasını ve Avrupa’ya girmesini engellemekti.

Kırım Savaşı-1

Kırım Savaşının Nedenleri Nelerdir?

Rusya, 1853 yılından itibaren Kavalalı Mehmet Ali Paşa bunalımı sırasında takip ettiği zayıf bir Osmanlı Devleti üzerinde etki alanı kurma politikasını bırakarak, bu devleti yıkma politikası takip etmeye başladı. Bunu gerçekleştirebilmek için de kutsal yerler sorununu kullandı. Osmanlı Devleti, Hıristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresinde Katolik ve Ortodoks cemaatlerine çeşitli ayrıcalıklar tanımıştı. 1853 yılına gelindiğinde ayrıcalıklar konusunda Rusya ile Katolikliğin dünya çapında savunuculuğunu yapan Fransa çatışmaya başladılar. Bu durumu bahane eden ve asıl amacı “Hasta adam” gözüyle baktığı Osmanlı Devleti’ne ve onun bekasına son vermek isteyen Rusya, Birleşik Krallık’a mirasın paylaşılması teklifinde bulundu. Ancak, çıkarları gereği Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün muhafazasından yana olan Birleşik Krallık bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Rusya, tek başına harekete geçerek, Osmanlı Devleti’ne bir ittifak teklifinde bulundu ve bu devletin sınırları içinde yaşayan Ortodoksların koruyuculuğunun Rusya’ya bırakılmasını önerdi. Osmanlı Devleti Britanyanın da desteğine güvenerek Rus isteklerini reddetti.

Bu bağlamda gelişen Osmanlı Devleti-Rusya gerginliği, Birleşik Krallık başta olmak üzere Avrupa devletlerinin de ilgisini çekmekte gecikmedi. Birleşik Krallık hükümeti, 1853’te yaşanan gerilim sırasında Rusya’ya karşı Osmanlı Devleti’ni destekleme politikasını benimsedi. Bu tercih, Osmanlı Devleti’ne destek olma isteğinin ötesinde, Avrupa’daki güç dengelerini yeniden tanımlama amacı taşıyordu. Avusturya İmparatorluğu’na karşı 1848 yılında başlayan Macar ayaklanmasının Rusya’nın yardımıyla kanlı bir şekilde bastırılması, bu dönemde Rusya’nın Avrupa’da artan bir şekilde güç kazanmasının göstergesi olarak yorumlanmıştı. Birleşik Krallık, bu ve benzer nedenlerle Avrupa’daki güç dengesinin kendi aleyhine bozulmasını engellemek istiyor, bu amaç doğrultusunda Rusya’nın güçlenmesinin önüne geçmeye çabalıyordu. Bunun yanında, Osmanlı Devleti’nin dağılması Rusya’nın topraklarını güneye doğru genişletmesi anlamına gelecekti; bu durum Birleşik Krallık’ın Asya’daki kolonilerine (özellikle Hindistan’a) ulaşmasını zorlaştıracaktı.

Kırım Savaşı-2

Fransa Rusya’nın Avrupa güçler dengesinin dışında tutulması konusunda Büyük Britanya hükümetiyle benzer bir politika izliyordu. Rusya’ya bağlı olan Polonya topraklarında yeniden bir bağımsız Polonya kurulması ve bu bağımsız devletin Fransa’nın müttefiki olması olasığı da Fransa’yı Rusya’ya karşı cephe almaya teşvik ediyordu. Bu ve benzer nedenlerle, Rusya’ya karşı girişilebilecek bir müdahale, Fransa’yı Avrupa’da yeniden üstün duruma getirebilirdi. Bu nedenlerle Fransa, Osmanlı Devleti-Rusya geriliminde, tıpkı Birleşik Krallık gibi, Osmanlı Devleti’nden yana bir tutum takındı.

Prusya başta olmak üzere merkezi Avrupa devletleri bu düşüncelere karşıydı. Özellikle Avusturya, savaş sonunda yapılacak antlaşmadan ve ortaya çıkacak yeni statükodan endişeli idi.

Kırım Savaşı Nasıl Başladı?

Rusya’nın İstanbul’da görevli elçisi Aleksandr Mençikof isteklerinin reddedilmesi üzerine 19 Mayıs 1853’te İstanbul’dan ayrıldı. Rus orduları savaş dahi ilan etmeden 22 Haziran 1853’de Eflak ve Boğdan’ı işgale başladılar. Çar I. Nikolay, bu hareketinin bir savaş başlangıcı kabul edilmemesi gerektiğini açıkladı ve bu teşebbüsün bir güvenlik tedbiri olduğunu belirtti. Ancak, bu durum Avrupa’nın statüsünü değiştirmeye yönelikti. Bunun üzerine Avusturya’nın teklifi ile Viyana’da bir konferans toplandı. Fakat toplantıdan sonuç alınamadı. Bu sırada İstanbul’da, Rusya’ya karşı savaş ilanı için halk padişaha baskı yapmaya başladı. 4 Ekim 1853’te Rusya’ya bir nota verildi ve Eflak ile Boğdan’ın 15 gün içinde boşaltılması istendi. Rusya bu notaya kayıtsız kaldı ve tanınan sürenin sonunda savaş fiilen başladı.

Savaşın başlangıcında Osmanlı ordusu Balkanlar’da başarılı oldu. Fakat Batum’a yardım götüren Osmanlı donanması 30 Kasım 1853’te Rus donanması tarafından Sinop açıklarında batırıldı. Rusların bu ani hareketi ve Karadeniz’de durum üstünlüğü sağlamaları Boğazlar’ı ve İstanbul’u tehlikeye düşürdü. Bu durum Avrupa devletlerini endişelendirdi. Birleşik Krallık ve Fransa devreye girerek tarafları uzlaştırmak istedi, ancak yapılan teklifi Rusya reddetti. Bunun üzerine Fransa ve Birleşik Krallık, Rusya’ya bir ültimatom verdiler ve taraflardan şu isteklerde bulundular:

  • Eflak ve Boğdan’dan çekilmesi;
  • Osmanlı Devletinin ülke bütünlüğüne riayet etmesi;
  • Ortodoksların himayeciliği iddiasından vazgeçmesi.

Osmanlı Devleti’nden;

  • Vatandaşlarına eşit haklar tanıması ve tatbik etmesi;
  • Hıristiyanlara olumsuz muamelede bulunulmaması;
  • Karma mahkemeler kurulması;
  • Hıristiyan tebaadan vergi alınmaması talep edildi.

Çar, ültimatomu ve istekleri kabul etmedi ve Rus ordusuna Tuna nehrini geçerek ilerleme emrini verdi. Birleşik Krallık ve Fransa, 12 Mart 1854’te Rusya’ya savaş ilan ettiler.

Birleşik Krallık ve Fransa, Osmanlı Devleti lehine savaşa girerken Avrupa kamuoyunu tatmin edecek ve özel menfaatler sağlayacak tedbirleri almayı da ihmal etmediler. Bu maksatla 12 Mart 1854’te İstanbul’da; 10 Mayıs 1854’te Londra’da ve 14 Haziran 1854’te Avusturya ile antlaşmalar imzaladılar. Avusturya ile yapılan antlaşma Tuna eyaletlerinin Rus ordusundan boşaltılmasını öngörüyordu ve Avusturya, gerekirse asker göndermeyi taahhüt etmekteydi. Bu nedenle 15 Mart 1855’te Sardinya Krallığı da ittifaka katıldığını açıkladı.

Savaş devam ederken Osmanlı ülkesinin Epir, Etolya ve Teselya eyaletlerinde Rum halkının isyan hareketleri başladı. Yapılan ikazlar dikkate alınmadı ve bunun üzerine Fransızlar Pire limanına asker çıkararak Yunanistan’ı abluka altına aldılar. Bu hareket Yunanistan’ı tarafsızlığa mecbur etti ve Rusya da bir müttefikini kaybetti.

Kırım Savaşı-4

Savaş Tuna, Kafkas ve Karadeniz’de yoğunluk kazandı. Tuna cephesinde durum önce Osmanlılar lehine gelişti. Fakat bir süre sonra Rus ordusu Silistre’ye kadar ilerledi. (Bkz. Silistre Kuşatması) Bunun üzerine Britanyalı ve Fransızlar Gelibolu yarımadasına asker çıkardılar ve çıkan birlikleri Varna bölgesine sevk edildi. Bu sırada Avusturya da Rusya’yı baskı altına aldı. Rus ordusu Silistre önlerinden çekilmeye mecbur kaldı. Müteakiben de Eflak ve Boğdan’ı tahliye ederek savunmaya geçti.

Müttefikler, Rusya’yı barışa zorlamak için Kırım yarımadasında da bir cephe açmaya karar verdiler. 20 Eylül 1854’te 30 bin Fransız, 21 bin Britanyalı ve 60 bin Osmanlı askerinden oluşan müttefik kuvveti 89 harp ve 267 nakliye gemisiyle Kırım’a çıkarıldı. Ancak Kırım Savaşı düşünüldüğü gibi kısa sürede tamamlanamadı. 1855 ilkbaharında 140 bin kişilik bir müttefik kuvveti daha bölgeye çıkarıldı. Ruslar mağlup oldu ve çekilmek zorunda kaldılar. Kafkas cephesinde ise Ruslar başarı kazandılar ve Kars’ı ele geçirmeye muvaffak oldular. Bu sırada Çar I. Nikolay öldü, yerine geçen II. Aleksandr barış istemek zorunda kaldı. Barış şartlan Avusturya tarafından kendisine verilen bir ültimatomla bildirildi. II. Aleksandr istenen şartları esas tutarak barış teklifini kabul etti. Önce 15 Mayıs’tan 14 Haziran 1855’e kadar Viyana’da barış için hazırlık görüşmeleri yapıldı ve Paris Konferansı esasları tespit edildi. Rusya ile Osmanlı Devleti, Birleşik Krallık ve Fransa arasında Paris Antlaşması’nın imzalanmasıyla savaş sona erdi.

Kırım Savaşının Sonuçları Nelerdir?

Kâğıt üzerinde, savaşın galiplerinden olan Osmanlı Devleti, aslında savaştan çok büyük zarar alarak çıkmıştır. Çok pahalı olan bu savaşı yürütebilmek için Osmanlı devleti, ödeme yeteneğinin çok üstünde borç almıştır. Endüstrileşmeyi kaçırdığı için ekonomisi çağdışı kalmış olan devlet, bu borçların altından kalkamayacak ve 1881 yılında II. Abdülhamit döneminde Düyunu Umumiye idaresinin kurulmasıyla, Avrupalı devletlerin mali denetimi altına girip, yarı sömürge olacaktır.

Kırım Savaşı-3

Kırım Savaşı’nın sonunda ilan edilen Islahat Fermanı, Osmanlı reform hareketlerinde çok önemli bir yer tutar. Islahat Fermanı’nın amacı, imparatorluk içindeki herkese Osmanlı yurttaşlığı vererek, yasalar önünde dine bakılmaksızın eşitlik sağlamaktı. Islahat Fermanı ile Batı’da dolaşan liberal düşünceler Osmanlı Devleti’ne girmeye başlayacaktır.

Kırım Savaşı, İtalya birliğine giden yolu hızlandırmıştır. Savaşa asker göndererek Birleşik Krallık’ın sempatisi ve Fransa’nın etkin desteğini kazananSardinya-Piemonte Krallığı, savaşı izleyen yıllarda İtalya birliğini kuracaktır.

Kırım Savaşı’ndaki Önemli Muharebeler

  • Oltenitsa Muharebesi: 2-11 Kasım 1853
  • Sinop Baskını: 30 Kasım 1853
  • Silistre Kuşatması: 14 Nisan – 23 Haziran 1854
  • Alma Muharebesi: 20 Eylül 1854
  • Balaklava Muharebesi: 25 Ekim 1854
  • Inkerman Muharebeleri: 26 Ekim ve 5 Kasım 1854
  • Gözleve Muharebesi: 17 Şubat 1855
  • Sivastopol Kuşatması: 24 Eylül 1854 – 9 Eylül 1855
  • Kars Kuşatması: 16 Haziran – 25 Kasım 1855

Kırım Savaşının Künyesi

Kırım Savaşının Tarihi 1853-1856
Kırım Savaşının Bölgesi Baltık Denizi, Karadeniz, Tuna kıyıları, Kırım Yarımadası, Kafkaslar
Kırım Savaşının Sonuçları Kesin Müttefik zaferi.
Kırım Savaşının Tarafları
Osmanlı İmparatorluğu
Fransız İmparatorluğu
Birleşik Krallık
Sardinya Krallığı
Rusya İmparatorluğu
Kırım Savaşının Komutanları
III. Napolyon
Jacques Leroy de Saint Arnaud
François Certain Canrobert
Aimable Pélissier
François Achille Bazaine
Patrice de Mac-Mahon
I. Abdülmecid
Ömer Paşa
İskender Paşa
Earl of Aberdeen
Sir James Graham, 2nd Baronet
Conte di Cavour
Alfonso La Marmora
Prens Menşikov
I. Nikolay
Pavel Nakhimov
Vasily Zavoyko
Nikolay Muravyov-Amursky
Yevfimy Putyatin
Vladimir Istomin
Count Tolstoy
Kırım Savaşının Güçleri
Toplam : 1.000.000
300.000 Türk
400.000 Fransız
250.000 İngiliz
15.000 İtalyan
4.250 Alman gönüllü
2.200 İsviçreli gönüllü
700.000
3.000 Bulgar gönüllü
2.000 Sırp-Karadağlı gönüllü
1.000 Yunan gönüllü
Kırım Savaşında Meydana Gelen Kayıplar
Toplam: 300.000–375.000 ölüOsmanlı İmparatorluğu
Toplam ölü tahmini 175.300

Fransız İmparatorluğu
Toplam ölü: 95.000:
10.240 çatışmada öldü;
20.000 yaralandıktan sonra öldü;
c. 60.000 hastalıktan öldü

Birleşik Krallık
Toplam ölü: 21.097:
2.755 çatışmada öldü;
2.019 yaralandıktan sonra öldü;
16.323 hastalıktan öldü

Sardinya Krallığı
2.050 ölü

Toplam: 220.000 ölü:
80.000 çatışmada öldü
40.000 yaralandıktan sonra öldü
100.000 hastalıktan öldü
Sponsorlu Bağlantılar




"Kırım Savaşının Önemi, Nedenleri ve Sonuçları Nelerdir? Kimler Arasında Oldu?" İle İlgili Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


3 + bir =

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>