Kategoriler
Tarih

Sultan IV. Murad Kimdir? IV. Murad Dönemi, Hayatı, Şehzadeliği ve Ailesi

Sultan IV. Murad’ın Yaşamı

Sultan IV. Murad, Osmanlı Devletine 1623 ila 1640 yılları arasında padişahlık yapmış ve Osmanlı Devletinin 17. padişahıdır. Soyu Osmanlı hanedanı olan Sultan IV. Murad’ın babası Sultan I. Ahmed ve annesi Kösem Sultan’dır. Sultan IV. Murad 1612 tarihinde İstanbul şehrinde dünyaya gelmiş ve 1640 tarihinde İstanbul şehrinde vefat etmiştir. Saltanatı 17 yıl sürmüştür. Sultan IV. Murad’dan sonra tahta Sultan İbrahim geçmiştir. Sultan IV. Murad Duraklama Dönemi padişahlarındandır. Sultan IV. Murad’ın lakabı Bağdat Fâtihi, Sahib-î-Kıran, Gazi’dir.

Sponsorlu Bağlantılar

Osmanlı Padişahı IV. Murad

IV. Murad Şehzadelik Dönemi

Kösem Sultan İktidarı

Kösem Sultan

IV. Murat tahta geçtikten sonra hızlı bir eğitime tabi tutuldu. Genç padişah ise kendisine eğitime olumlu tepkiler verecek ve ileride sahip olduğu entellektüel bir birikimle kendinden söz ettirecektir. Bu süre içerisinde padişah adına annesi Kösem Sultan “saltanat naibesi” adıyla devleti yönetmek zorunda kaldı. Padişah adına devleti annesinin yönetecek olması Osmanlı tarihinde bir ilktir. Bu süre içinde imparatorluk anarşiye ve büyük iç karışıklıklara sürüklendi. Safeviler, Irak’ı ele geçirdi, Bağdat başta olmak üzere birçok yerde sünniler kılıçtan geçirildi. Safevi orduları Mardin’e kadar ilerledi.

Ortadoğu’daki sünni – şii dengesi bozuldu. Kırım, Yemen, Lübnan ve Mısır’da ciddi isyanlar çıktı. Abaza Mehmet Paşa, Doğu Anadolu’da iki kez isyan çıkardı. Askerlere verilen maaşlar arttırılırken, vergi sistemi bozulduğundan gelirlerde azalma görüldü. Kuzey Anadolu’da işlevsizleşen Tımar Sistemi ve buna bağlı artan yolsuzlukları öne süren halk isyan başlattı. Safevilere karşı yürüttüğü seferde başarısız olan Sadrazam Hüsrev Paşa’nın azli üzerine 1632 yılında Yeniçeriler sarayı basarak sadrazam ile 17 devlet yöneticisinin kellesini istedi. Yeni Sadrazam Hafız Paşa yeniçerilerce öldürdü, birçok devlet adamının evi yağmalandı.

İkinci bir isyana kalkışarak padişaha güvenmediklerini söyleyen yeniçeriler, ileride padişah olacak şehzadelerin hayatlarından şüphe ettiklerini, sağ olduklarının bir ispatı olarak şehzadelerin kendilerine gösterilmesini hatta bazı şehzadelerin Yeniçeri Ocağında kendi himayelerinde kalması gerektiğini söylemişlerdir. Padişah, şeyhülislam ve veziriazamınkefil olması ile yeniçerileri bu isteklerinden vazgeçirmiştir. Asilerin ayak divanına çıkartıp yaptıkları pazarlıklarla genç padişahı zor durumda bırakması, acizliği, yaşı itibariyle sürekli küçümsenmesi ve annesinin himayesinde kaldığı düşüncesi onun ilerde sert bir mizaca bürünmesine neden olmuştur.

Kösem Sultan Anadolu’daki isyanları bastırmak için birçok girişimde bulunmuş ve en dikkat çekici olan Abaza Mehmet Paşa isyanı son bulmuştur. Kendisi anarşi döneminde ülkeyi toparlama konusunda yoğun bir çaba sarf etti. Kösem Sultan, yaklaşık 10 yıllık saltanatı boyunca 8 veziriazam, 9 defterdar değiştirmiştir. Bunun yanında muhtaçlar için aşevleri açtı, hayır kurumları yaptırdı, borçları yüzünden hapishaneye düşmüş olan mahkûmların borçlarını ödeyerek onları hapisten kurtardı ve fakir kızların çeyizlerini düzerek onları evlendirdi. Bu icraatleri ilk döneminde toplum ve bürokrasi çevrelerinde takdir görmüştür.

Sponsorlu Bağlantılar

Mutlak saltanat yılları

IV. Murat kendini yeterince güçlü ve idareyi ele alacak kabiliyet ve tecrübede hissedince Yeniçeriler’i merasim için Sultan Ahmet Meydanı’nda topladığı, beklemekten canı sıkılan bir yeniçeri subayının disiplinsiz bir şekilde, padişah geçerken yaşı ile alaya varan sözler sarfetmesi üzerine kılıcı ile tek hamlede hem yeniçeriyi hem de atını ikiye böldüğü anlatılır. Bu olaydan sonra hemen Yeniçeri Ocağı’nda düzenlemeye gitmiş ve ocak içerisindeki kimi subayları halletmiş, kimine de boyun eğdirmiştir. Gerekli hazırlıkları yapar yapmaz da Bağdat üzerine yürümüştür.

IV. Murat ilk olarak, yaygınlaşmış olan rüşvet ve iltiması azalttı. İstanbul’da alkol, tütün ve kahveyi yasakladı. Yasağın sebebinin 1631’deki büyük İstanbul yangını olduğu ve padişahın yaptırtığı bir soruşturma sonucuna göre bu yangının tütün içen sarhoş yeniçeriler tarafından çıkarıldığı iddia edilir. Ayrıca meyhane ve kahvelerin Yeniçeri ve isyancıların toplanma mekanı haline gelmesi padişahı düşündürmüştü. Yasak, kaybolan devlet otoritesinin de bir nevi tekrar tesisinin bir göstergesi olacaktı. Padişah kendi yasağına ne derece uyulduğuna bağlı olarak otoritesini ölçtü. Bu nedenle yasak çok katı bir şekilde uygulandı. Sultan Murat, yasağa uymayanların öldürülmesini emretti. Bazı geceler tebdîl-i kıyafet (kıyafet değiştirerek) ile sokaklarda teftişlerde bulunurdu. Bu tebdil-i kıyafet teftiş uygulamasını sıklıkla yapmış ve birçok meyhaneyi gece kendisi bizzat baskınlar ve infazlarla kapattı. Padişahın üstün ve kutsal bir figür olarak Topkapı Sarayı’nda bulunmasına alışık İstanbul halkı halk arasına karışan ve doğrudan gücünü sergileyen 4. Murat’a bu yüzden farklı bir gözle bakmıştır. Sultanın ölünceye kadar sürdüğü bu uygulaması sonucu hiçbir padişaha karşı üretilmeyen efsane ve menkıbelere neden olmuştur. 4. Murat’ın sözlü kültürdeki zengin konumu onun özlenen otoriter bir padişah figürünün bir tecellisi olarak yorumlanmıştır.

IV. Murat’ın devrinde Nef’i, Hezarfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi, Bekri Mustafa, Evliya Çelebi, Şeyhülislam Yahya gibi kişiler yaşamıştır. Şair Nef’i hicivleriyle ünlü divan şairidir, döneminin devlet adamlarını çarpık düzenini hicvetmektedir. Bazen hicivleri yüzünden başı derde giren Nef’i padişah tarafından defalarca uyarılmıştır ancak padişaha söz vermesine rağmen hiciv yazmaya devam edip Vezir Bayram Paşa hakkında hiciv kaleme alınca IV. Murat’ın emriyle 1635 yılında boğdurularak idam edilmiştir.

Sultan IV. Murad Neden Öldürüldü?

IV. Murad, 1640 yılında İstanbul’da henüz 28 yaşında hiç beklenmedik bir şekilde öldü. Hasta olduğu ve Bağdat Seferi’nden hasta bir şekilde döndüğü, ölmeden önce de Avrupa’ya bir sefer hazırlığı içinde olduğu bilinmektedir. Ölüm nedeni üzerine iki ayrı iddia vardır. Batılı kaynaklar sirozdan, Osmanlı kaynakları ise damla hastalığından öldüğünü iddia ederler. IV. Murat, ölüm döşeğindeyken kafeste bekletilen öz kardeşi İbrahim’in öldürülmesini emretmiştir. Ancak emri yerine getirilmemiş ve İbrahim, onun ardından padişah olmuştur. IV. Murat’ın bu emri vermesinin nedeni, kardeşi İbrahim’in tutarsız bir kişiliğe sahip oluşu ve İbrahim’in tahta geçmesi halinde İmparatorluğun büyük karışıklıklara sürükleneceğini düşünmesidir.

IV. Murad dönemi Osmanlı İmparatorluğu’nun duraklama döneminde toparlandığı istikrarlı bir dönemdir. Bu istikrar ölümü ile bozulmuş ve 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa’nın sadrazam olmasına kadar da tekrar sağlanamamıştır. IV. Murat Sultan Genç Osman’dan sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci büyük reformcusudur. Devletin gerilediğini kabul ederek ilk ıslahat çalışmalarını başlatan kişidir. Bu anlamda hazırlattığı Koçi Bey ve Katip Çelebi Risaleleri onun ileri görüşlülüğünü gösterir. Bu risalelerde padişahın isteği üzerine devletin gücündeki zayıflamanın ve bozulmanın nedenleri ortaya konmuş ve çözüm için öneriler üretilmiştir.

Sponsorlu Bağlantılar

Büyük bir entellektüel olan IV. Murat Arapça ve Farsça bilmekteydi. “Muradi” mahlasıyla hem divan hem aşık tarzı şiirler yazmıştır. Döneminde halk edebiyatı büyük gelişme göstermiş, manzumelerine şairler tarafından nazireler yazılmıştır. Yazdığı divan şiirlerini düzenlemesi için Vehbi Osman Çelebi’ye emanet etmiş fakat ölümüyle birlikte bu divan ortadan kaybolmuştur. Hattattır. Talik yazıda kendi geliştirmiştir. İcazetini Hat hocası Tulumcuzade Abdurrahman Efendi’den almıştır. Güzel yazıya ve musikiye ilgi duymuştur. Mehter müziğinin önde gelen bestekarları arasında sayılan IV. Murat’ın sözlü eserleri yanında saz eserleri de bestelediği bilinmektedir. Yılmaz Öztuna onun bestelediği 15 eserinin listesini vermiştir.

Sözleri de kendisine ait olan “Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan” ilahisi de bu bestelerden birisi olarak kaydedilir. (Bazı araştırmacılar bu ilahinin IV. Murat’a değil III. Murat’a ait olduğu ileri sürer.) Dönemin önemli simalarından Evliya Çelebi, onun huzurunda yapılan edebiyat ve musiki cemiyetlerinden genişçe söz etmektedir. Bunlar arasında Kör Hasanoğlu Mehmet Çelebi’nin haftada iki gece padişahın huzurunda hayal oyunu sergilemesi de vardır. İtalyan düşünürü Machiavelli’nin “Prens” adlı eserini Türkçeye çevirtmiştir. Okçuluğa ve topçuluğa ilgi duymuştur. Hobi olarak yay ve kiriş imal eder, seferlerde kendisi top atışları yapardı. Cirit atardı. Matrak oyununa (eski bir savaş sporu) ilgi duyar ve iyi bir icracısı (matrakbaz) sayılırdı.

At tutkunuydu ve iyi bir biniciydi. Saray ahırında 300’den fazla seçme binek, 50’ye yakın da yarış atı bulundurmuştur. Kendi şahsına mahsus 9 atı vardı. Bu atlar öldüğü zaman gelenek icabınca cenazesinde ters bir şekilde eğerlenerek kortejde yürütülmüştür. Revan ve Bağdat seferleri boyunca gördüğü vakıf eserlerini tamir ettirmiştir. Fırat nehrinin Elazığ’ın kuzeyinde kalan bölümü bugün onun adını taşır. Topkapı Sarayı’na Revan ve Bağdat köşklerini yaptırmıştır. Kabe’nin tarihi boyunca en büyük ve kapsamlı tamirlerinden birisi olan ve on birinci tamiri sayılan restorasyon ve genişletme işi onun emriyle 1629-30 yıllarında yapılmıştır.

IV. Murat tüm bunların yanında iyi bir komutan ve askerdir. Bizzat kendisinin komuta ettiği iki büyük sefer icra etmiştir. Bu seferlerine sorguçlu bir miğfer ve zırh giyerek ve Hz. Ömer’in kılıcını kuşanarak gitmiş ve aynı kıyafetlerle geri dönmüştür. Bağdat Seferi’nden yine aynı kıyafetlere ek olarak bir pars postu giyerek dönmesi dikkat çekici bulunmuştur. Kaynaklardan anlaşıldığına göre IV. Murat hareme karşı mesafeli bir tavır sergilemiş ve Osmanlı padişahları arasında en az çocuğu olan padişahlardan birisi olmuştur. IV. Murat donanmaya da büyük yatırımlar yapmış ve Otuz Yıl Savaşlarındanfaydalanarak Venedik üzerine bir sefer hazırlığı yaptırmıştır. Hazırlanan donanma Girit’in fethinde büyük faydalar sağlamıştır. Başarıları ve askerliğe yatkınlığıyla ordu ve halk tarafından saygı duyulan bir padişah olmuştur. Özlenen karizmatik padişah figürünü fazlasıyla sergilemiş bu yüzden de hakkında birçok menkıbe üretilmiş ve Anadolu’da birçok yerel yapıya adı verilmiştir. İlber Ortaylı IV. Murad’ı “17. yüzyılın en büyük mareşali” ölümünü de “büyük bir kayıp” olarak tarif eder.

Sultan IV. Murad’ın Eşi

Ayşe Haseki Sultan: Ayşe Haseki Sultan IV. Murad’ın haremine ne zaman girdiği bilinmemektedir. Ama IV. Murad’ın en çok sevdiği haseki olmayı başarmış ve şehzadeler doğurmuştur. Ayşe Haseki Sultan doğurduğu şehzadeler daha büyüyemeden küçük yaşlarda hastalıklardan vefat etmişlerdir. Bu yüzden adı tarihte pek duyulmaz. Ayşe Haseki Sultan’ın IV. Murad’ın ölümünden sonraki hayatı bilinmemektedir.

Sponsorlu Bağlantılar

Sultan IV. Murad’ın Çocukları

  • Şehzade Süleyman
  • Şehzade Ahmet
  • Şehzade Mehmet
  • Şehzade Alaaddin
  • Safiye Sultan
  • Gevherhan Sultan
  • İsmihan Sultan
  • Sahra Sultan
  • Zeynep Sultan
  • Rukiye Sultan
Sponsorlu Bağlantılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne Nedir Vikipedi