Ana Sayfa » İslam » Kuran’da Hz. Salih (a.s.) ve Semud Kavmi İle İlgili Ayetler

Kuran’da Hz. Salih (a.s.) ve Semud Kavmi İle İlgili Ayetler

Sponsorlu Bağlantılar

Hz. Salih (a.s.) ve Semud Kavmi Tanımı

Hz. Salih (a.s.) Peygamber;

Sâlih, İslam dininde kutsal sayılan bir peygamberdir. Tevrat’ta Nuh oğlu Sam oğlu Arpakşad oğlu Şilah diye geçen Salih peygambere ve gönderildiği semud kavmine Kur’an’ın değişik yerlerinde atıflarda bulunulur. (kaynak; wikipedia)

Semud Kavmi;

Kuran’da belirtildiğine göre Semud Kavmi de aynı Ad Kavmi gibi Allah’ın uyarılarını gözardı etmiş ve bunun sonucunda helak olmuştur. Günümüzde arkeolojik ve tarihsel çalışmalar sonunda Semud Kavmi’nin yaşadığı yer, yaptığı evler, yaşama biçimi gibi birçok bilinmeyen, gün ışığına çıkartılmıştır. Kuran’da bahsedilen Semud Kavmi, bugün, hakkında birçok arkeolojik bulguya sahip olunan bir tarihsel gerçektir.

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Salih (a.s.) ve Semud Kavmi Hakkındaki Ayetler Hangileri?

NOT: AYETLERİN TÜRKÇE MEALLERİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞININ RESMİ İNTERNET SİTESİNDEN ALINMIŞTIR.

A’râf Sûresi 73. Ayet; Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için ondan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi… Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”

A’râf Sûresi 74. Ayet; “Hatırlayın ki Allah Âd kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup evler yapıyorsunuz. Artık Allah’ın nimetlerini anın da yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”

A’râf Sûresi 75. Ayet; Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler.

A’râf Sûresi 76. Ayet; Büyüklük taslayanlar, “Şüphesiz biz sizin inandığınız şeyi inkar edenleriz.” dediler.

A’râf Sûresi 77. Ayet; Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve “Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı getir” dediler.

A’râf Sûresi 78. Ayet; Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

A’râf Sûresi 79. Ayet; Artık Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.

Tevbe Sûresi 70. Ayet; Onlara kendilerinden öncekilerin; Nûh, Âd ve Semûd kavimlerinin; İbrahim’in kavminin; Medyen halkının ve yerle bir olan şehirlerin haberleri ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. (Ama inanmadılar Allah da onları cezalandırdı.) Demek ki Allah onlara zulmediyor değildi, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Hûd Sûresi 61. Ayet; Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i peygamber gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yok. O sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise ondan bağışlanma dileyin; sonra da ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

Hûd Sûresi 62. Ayet; Onlar şöyle dediler: “Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz.”

Hûd Sûresi 63. Ayet; Salih dedi ki: “Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse ona karşı geldiğim takdirde beni Allah’dan kim koruyabilir? Demek ki zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz.”

Hûd Sûresi 64. Ayet; “Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah’ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah’ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”

Hûd Sûresi 65. Ayet; Derken onu kestiler. Salih dedi ki: “Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir.”

Hûd Sûresi 66. Ayet; (Helâk) emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hûd Sûresi 67. Ayet; Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Hûd Sûresi 68. Ayet; Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.

Hûd Sûresi 89. Ayet; “Ey Kavmim! Bana karşı olan düşmanlığınız, Nûh kavminin veya Hûd kavminin, yahut Salih kavminin başına gelenin benzeri gibi bir felaketi sakın sizin de başınıza getirmesin. (Ve unutmayın ki) Lût kavmi sizden uzak değildir.”

Hûd Sûresi 95. Ayet; Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Allah’ın rahmetinden uzaklaştığı gibi Medyen halkı da uzaklaştı.

İbrâhîm Sûresi 9. Ayet; Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin –ki onları Allah’tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar (öfkeden parmaklarını ısırmak için) ellerini ağızlarına götürüp, “Biz sizinle gönderileni inkar ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz” dediler.

İsrâ Sûresi 59. Ayet; Bizi, (Kureyş’in istediği) mucizeleri göndermekten, ancak, öncekilerin onları yalanlamış olması alıkoydu. (Nitekim) Semûd kavmine o dişi deveyi açık bir mucize olarak verdik de onlar bu yüzden zalim oldular. Oysa biz mucizeleri sırf korkutmak için göndeririz.

Hac Sûresi 42. Ayet; Ey Muhammed! Eğer seni yalanlarlarsa bil ki, onlardan önce Nûh, Âd ve Semûd kavimleri de (peygamberlerini) yalanlamışlardı.

Furkân Sûresi 38. Ayet; Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helak ettik.

Şuarâ Sûresi 141. Ayet; Semûd kavmi de Peygamberleri yalanladı.

Şuarâ Sûresi 142. Ayet; Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: “Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”

Şuarâ Sûresi 143. Ayet; “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.”

Şuarâ Sûresi 144. Ayet; “Öyle ise Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”

Şuarâ Sûresi 145. Ayet; “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

Şuarâ Sûresi 146/148. Ayetler; “Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?”

Şuarâ Sûresi 149. Ayet; “Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.”

Şuarâ Sûresi 150. Ayet; “Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.”

Şuarâ Sûresi 151/152. Ayetler; “Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.”

Şuarâ Sûresi 153. Ayet; Dediler ki: “Sen ancak büyülenmişlerdensin.”

Şuarâ Sûresi 154. Ayet; “Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir.”

Şuarâ Sûresi 155. Ayet; Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”

Şuarâ Sûresi 156. Ayet; “Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar.”

Şuarâ Sûresi 157. Ayet; Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.

Şuarâ Sûresi 158. Ayet; Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Şuarâ Sûresi 159. Ayet; Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

Neml Sûresi 45. Ayet; Andolsun biz, “Allah’a kulluk edin” diye (uyarması için) Semûd kavmine, kardeşleri Salih’i peygamber olarak göndermiştik. Bir de ne görsün, onlar birbiriyle çekişen iki grup olmuşlar.

Neml Sûresi 46. Ayet; Salih onlara, “Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorsunuz? Merhamet edilmeniz için Allah’tan bağışlanma dileseniz ya!”

Neml Sûresi 47. Ayet; Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında(yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.

Neml Sûresi 48. Ayet; Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.

Neml Sûresi 49. Ayet; Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: “Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz sonra da velisine; ‘Biz onun ailesinin öldürülüşüne şahit olmadık. Biz kesinlikle doğru söyleyenleriz’, diyeceğiz.”

Neml Sûresi 50. Ayet; Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.

Neml Sûresi 51. Ayet; Bak onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekün helak ettik.

Neml Sûresi 52. Ayet; İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

Neml Sûresi 53. Ayet; İman edip Allah’a karşı gelmekten sakınmakta olanları ise kurtardık.

Ankebût Sûresi 38. Ayet; Ad ve Semûd kavimlerini de helak ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.

Sâd Sûresi 12/13. Ayetler; Onlardan önce de Nûh kavmi, Âd kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semûd kavmi, Lût kavmi ve Eyke halkı da Peygamberleri yalanlamışlardı. İşte onlar da (böyle) gruplardı.

Sâd Sûresi 14. Ayet; (O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.

Mü’min Sûresi 30/31. Ayetler; İman etmiş olan adam dedi ki: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Nûh kavmi, Âd kavmi, Semûd kavmi ve onlardan sonra gelen toplulukların başına gelen olayların sizin de başınıza gelmesinden korkuyorum. Allah kullarına asla zulmetmek istemez.”

Fussilet Sûresi 13. Ayet; Eğer yüz çevirirlerse onlara de ki, “Ben sizi Âd ve Semûd kavimlerini çarpan yıldırım gibi bir yıldırıma karşı uyardım.”

Fussilet Sûresi 14. Ayet; Hani onlara peygamberler önlerinden ve arkalarından gelmiş, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyin” demişler, onlar da, “Eğer Rabbimiz dileseydi (Peygamber olarak) melekler indirirdi. Bu sebeple biz sizinle gönderilenleri inkar ediyoruz” demişlerdi.

Fussilet Sûresi 17. Ayet; Semûd kavmine gelince biz onlara doğru yolu göstermiştik. Ama onlar körlüğü hidayete tercih etmişler ve yaptıklarına karşılık, alçaltıcı azap yıldırımı onları çarpmıştı.

Fussilet Sûresi 18. Ayet; İnananları ve Allah’a karşı gelmekten sakınanları kurtardık.

Kâf Sûresi 12/14. Ayetler; Onlardan önce Nûh kavmi, Res halkı ve Semûd kavmi, Âd ve Firavun, Lût’un kardeşleri, Eykeliler, Tübba’ın kavmi de yalanlamıştı. Bütün bunlar (kendilerine gönderilen) peygamberleri yalanladılar, böylece kendilerini uyardığım şey gerçekleşti.

Zâriyât Sûresi 43. Ayet; Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, “Bir süreye kadar faydalanın bakalım” denmişti

Zâriyât Sûresi 44. Ayet; Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.

Zâriyât Sûresi 45. Ayet; Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.

Necm Sûresi 50/51. Ayetler; Şüphesiz O, önce gelen Âd kavmini ve Semûd kavmini helak etti ve hiç kimseyi bırakmadı.

Kamer Sûresi 23/24. Ayetler; Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: “İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.”

Kamer Sûresi 25. Ayet; “Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir.”

Kamer Sûresi 26. Ayet; Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!

Kamer Sûresi 27. Ayet; (Salih’e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”

Kamer Sûresi 28. Ayet; “Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.”

Kamer Sûresi 29. Ayet; Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.

Kamer Sûresi 30. Ayet; Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!

Kamer Sûresi 31. Ayet; Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.

Hâkka Sûresi 4. Ayet; Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.

Hâkka Sûresi 5. Ayet; Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.

Burûc Sûresi 17/18. Ayetler; Orduların, Firavun ve Semûd’un haberi sana geldi mi?

Fecr Sûresi 6/10. Ayetler; (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hûd’un kavmi) Ad’e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunlarla dolu İrem’e, vadide kayaları oyan (Salih’in kavmi) Semûd’a, kazıklar sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?

Şems Sûresi 11. Ayet; Semûd kavmi, azgınlığı sebebiyle yalanladı.

Sponsorlu Bağlantılar

Şems Sûresi 12. Ayet; Hani onların en bedbaht olanı (fesat çıkarmak için) ileri atılmıştı.

Sponsorlu Bağlantılar

Şems Sûresi 13. Ayet; Allah’ın Resülü de onlara şöyle demişti: “Allah’ın devesini ve onun su içme hakkını koruyun.”

Şems Sûresi 14. Ayet; Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helak etti ve kendilerini yerle bir etti.

Şems Sûresi 15. Ayet; Allah, bunun sonucundan çekinmez de!

Sponsorlu Bağlantılar
Etiketler:



"Kuran’da Hz. Salih (a.s.) ve Semud Kavmi İle İlgili Ayetler" İle İlgili Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.