Kategoriler
İslam Yaşam

Mahmud Hüdayi Tarafından Söylenen Sözler

Mahmud Hüdayi Tarafından Söylenen Sözler

Mahmud Hüdayi tarafından söylenen sözler yazımızda büyük Mahmud Hüdayi şahsiyetinin şimdiye kadar söylediği en güzel ve anlamlı sözlerini bulacaksınız. Eğer sizler de Mahmud Hüdayi şahsiyeti ile ilgili bildiğiniz güzel ve anlamlı sözler varsa lütfen bizlerle paylaşın.

Sponsorlu Bağlantılar

Mahmud Hüdayi Hakkında Kısa Bilgi

Anadolu’da yetişen büyük velîlerden olup, Halvetiyye tarikatının kolu Celvetiyye tarikatının kurucusudur.

Mahmud Hüdayi: Söylediği Sözler

Mahmud Hüdayi Tarafından Söylenen Sözler
Hayret, bazı kimseler bizden kerâmet isterler. Cihan pâdişahı elimize su döküyor, vâlideleri havlu tutuyor bundan daha büyük keramet mi olur? [(Mahmud Hüdayi abdest aldıktan sonra, Padişah I. Ahmed’in annesi Valide Sultan, havlusunu uzatırken, gönlünden “Şeyh’in bir kerametini görseydim” diye geçirmişti. Bu durumu kalben öğrenince söylemiştir.) ]
Oğlum kimya ilmini öğrenmek nefsini kimyâ etmekten ibarettir. [(Hüdâyi’nin kimyâ ilmine vukufunu duyan bir meraklı, kendisine kimya öğretmesini ister. Hüdayi’nin ona gösterdiğini yapamaz ve bu durum üzerine söylediği sözüdür.) ]
Ey oğul! Bir mecliste bulunduğun zaman az konuş. Sana sorulmayan şeye cevap verme. Bir şey sorulursa cevâbını bilmiyorsan, bilmiyorum de. Bilmediğine, bilmem demek ilmin yarısıdır. Eğer cevâbını biliyorsan, kısa cevap ver. Sözü uzatma. Mecliste bulunanlara imtihân için bir şey sorma. Onlarla münâzara ve münâkaşa etme. Kendini beğenerek en başa, yukarıya oturma. Edebe çok riâyet eyle. Edepsizlik her zaman ve her yerde yasak ve sevimsizdir. Her yerin kendine mahsus bir edebi vardır. Arkadaşlarına cömertlik et ve iyi muâmelede bulun. Dünyâ sevgisini gönülden çıkar. Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak yolunda senin önüne ve yoluna bir şey engel olursa onu terk eyle. Ey oğul! Dünyâ ve dünyâ nîmeti hayaldir. Gök kubbesi altında hiçbir şey aynı hal üzere kalmaz, hep değişir. Onun için dünyâ malına, makâmına ve dünyâ hayâtına güvenme. Biz bu dünyâda misâfiriz, yolcuyuz. Sonunda ayrılıp gideceğiz. Sıkıntın varsa üzülme. Bir an sonra ne olacağımız belli değil.
“Ceddim u pîrim sultân, Sensin ya Rasûlallah.” [(Muhammed’in soyundan gelerek Seyyid olduğunu ifade etmesi üzerine.) ]
Osmanlı tahtında yirmi yıl kadar saltanat süren Üçüncü Murad, Hüdayi’ye büyük muhabbet besler ve yapacağı işlerde onun ile istişâre yapardı. Pâdişâh 1595 Haziranında öldüğü zaman, Hüdayi şu ilâhîyi söylemiştir:
— Yalancı dünyâya aldanma yâ hû,
—Bu dernek dağılır dîvân eğlenmez.
— İki kapılı bir virânedir bu,
— Bunda konan göçer, konuk eğlenmez.
— Bakma bunun karasına ağına,
— Gönül verme bostanına bağına,
— Benzer hemân çocuk oyuncağına,
— Burda aklı olan insan eğlenmez.
— Vârını îsâr et Mevlâ yoluna,
— Bunda ne eylersen anda buluna,
— Bir gün sefer düşer berzah iline,
— Otağı kalkacak Sultan eğlenmez.
— Sen ey gâfil ne sandın rûzigârı,
— Durur mu anladın leyl-ü-nehârı,
— Yükün yeynildigör evvelden bârı,
— Yoksa yolcu gider kervan eğlenmez.
— Doğrusuna gidegör bu yolların
— Geçegör sarpını yüce bellerin,
— Dünyâ zindânıdır mümin kulların,
— Zindanda olan kul kolay eğlenmez.
— Ömür tamam olup defter dürülür,
— Sırat köprüsü ve mîzân kurulur,
— Hakkın dergâhında elbet durulur,
— Buyruğu tutulur fermân eğlenmez.
— Hüdâyî n’oldu bu kadar peygamber,
— Ebû Bekr u Ömer, Osman u Haydar,
— Hani Habîbullah Sıddîk-ı Ekber,
— Bunda gelen gider bir cân eğlenmez.
Alan sensin, veren sensin, kılan sen.
Ne verdinse odur dahi nemiz var.
Hakîkat üzre anlayıp bilen sen.
Ne verdinse odur dahî nemiz var.
Cihân fânidîr en gâfil, yeter taptın şu dünyaya! Yürü haydi sadâkatle ibâdet eyle Mevlâya.
Sponsorlu Bağlantılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ne Nedir Vikipedi